21st Şubat 2009

İnsanca Şiirler

posted in ŞİİRLER |

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN

YERİN SENİ ÇEKTİĞİ KADAR AĞIRSIN,

KANATLARIN ÇIRPINDIĞI KADAR HAFİF…

KALBİNİN ATTIĞI KADAR CANLISIN,

GÖZLERİNİN UZAĞI GÖRDÜĞÜ KADAR GENÇ!…

 

SEVDİKLERİN KADAR İYİSİN,

NEFRET ETTİKLERİN KADAR KÖTÜ…

NE RENK OLURSA OLSUN KAŞIN GÖZÜN,

KARŞINDAKİNİN GÖRDÜĞÜDÜR RENGİN!…

 

YAŞADIKLARINI KÂR SAYMA;

YAŞADIĞIN KADAR YAKINSIN SONA…

NE KADAR YAŞARSAN YAŞA,

SEVDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN!…

 

GÜLEBİLDİĞİN KADAR MUTLUSUN,

ÜZÜLME, BİL Kİ AĞLADIĞIN KADAR GÜLECEKSİN…

SAKIN BİTTİ SANMA HER ŞEYİ,

SEVDİĞİN KADAR SEVİLECEKSİN!…

 

GÜNEŞİN DOĞUŞUNDADIR DOĞANIN SANA VERDİĞİ DEĞER,

VE KARŞINDAKİNE DEĞER VERDİĞİN KADAR İNSANSIN…

BİR GÜN YALAN SÖYLEYECEKSEN EĞER,

BIRAK KARŞINDAKİ SANA GÜVENDİĞİ KADAR İNANSIN!..

 

AY IŞIĞINDADIR SEVGİLİYE DUYULAN HASRET,

VE SEVGİLİNE HASRET KALDIĞIN KADAR ONA YAKINSIN…

UNUTMA! YAĞMURUN YAĞDIĞI KADAR ISLAKSIN,

GÜNEŞİN SENİ ISSITTIĞI KADAR SICAK!…

 

KENDİNİ YALNIZ HİSSETTİĞİN KADAR YALNIZSIN,

VE GÜÇLÜ HİSSETİĞİN KADAR GÜÇLÜ…

KENDİNİ GÜZEL HİSSETTİĞİN KADAR GÜZELSİN!…

 

BUNU UNUTTUĞUNDA ALDIĞIN HER NEFES KADAR ÜŞÜRSÜN,

VE KARŞINDAKİNİ UNUTTUĞUN KADAR ÇABUK UNUTURSUN…

ÇİÇEK SULANDIĞI KADAR GÜZELDİR,

KUŞLAR ÖTEBİLDİĞİ KADAR SEVİMLİ…

BEBEK AĞLADIĞI KADAR BEBEKTİR,

VE HER ŞEYİ ÖĞRENDİĞİN KADAR BİLİRSİN!…

 

BUNU DA ÖĞREN!…

SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN !!!

CAN YÜCEL

 

 

 

 

SEVGİ VE KAYIPLAR

Ben seni hiç sevmedim ki!

Sevdiğim insani özelliklerdi.

Bu özellikleri taşıyan herkesi sevdim.

O herkes de beni sevdi.

 

Ben seni hep sevdim.

nice umutlarımda.

seni yaşatmak istedim,

tüm yapıtlarımda.

Çünkü sen,

bahçemdeki çiçek

toprağımdaki bereket

atölyemdeki ürün

sınıfımdaki öğrenci

hayatımdaki öğretmen

işimdeki paydaş

evimdeki kardaş

içimdeki candaş

yolumdaki yoldaş

oldun.

 

 

Sen de sev ki yaşayasın.

Yaşa ki yaşatasın

Yaşat ki canlanasın.

Canlan ki dünya kurulsun.

 

Sevgide ölçüyü kaçırınca

kaybedersin dostlarını,

sevdiklerini…

 

İşte İbrahim!

Çocuğunu gözden çıkarmadı mı?

diğeri, ta uzaklarda yaşamadı mı?

 

Musa’nın annesi de,

çocuğuyla yaşayamadı.

 

Yakup da,

yıllar sonra kavuştu Yusuf’una

 

Meryem de,

oğlunu kaybetti.

 

Kimini umut yaşatır.

Kiminde gelecek umuttur.

 

İçin boş sabahlarsın, akşamlarsın.

Bedenin yanar kavrulur.

Hülyalarda yaşarsın.

Rüyalarda yaşatırsın. (16.09.07)

 

 

 

AMAN HA!

Kendini beğenmişlikle beslenen kibir ağacına

Şov ve gösteriş kokan riya ağacına

İçten içe kemiren kıskançlık ağacına

Enerjiyi tüketen kin ağacına

Çıkarcılıktan beslenen acımasızlık ve bencillik ağacına

Kimin yanında olduğu belirsiz olan arabozuculuk ağacına

Bedeni başka ruhu başka yerde olan ikiyüzlülük ağacına

Bizi toprağa çeken tembellik ağacına

Bizi birbirimizi yabancılaştıran küskünlük ağacına

Sahip olduğumuz her şeyi ölçüsüzce tüketen israf ağacına

Bizi birbirimizden uzaklaştıran saygısızlık ağacına

Bizi bizden koparan hıyanet ağacına

Toprağınızda asla yer vermeyin… (08.11.07)

 

 

 

 

NE… NE…

Ne başkalarına saygısızlık edin, ne de size saygısızlığa izin verin.

Ne başkalarına haksızlık edin, ne de size haksızlığa izin verin.

Ne başkalarına zarar verin, ne de size zarar vermelerine izin verin.

Ne başkalarını aldatın, ne de sizi aldatmalarına izin verin.

Ne başkalarını küçümseyin, ne de sizi küçümsemelerine izin verin.

Ne başkalarını gözünüzde büyütün, ne de sizi büyütmelerine izin verin.

Ne başkalarını sömürün, ne de sizi sömürmelerine izin verin.

Ne başkalarını kullanın, ne de sizi kullanmalarına izin verin.

 

 

 

 

İNSANSIN!

Herkesin karşısında başı diksen,

Başını önüne eğmek zorunda değilsen,

Kimseye gönül borcun veya vefa borcun yoksa,

 

Haksız yere kimsenin üzülmesine neden olmadıysan,

Hatalarından pişmanlık duyabildiysen,

Pişmanlıklarını gizlemediysen,

 

Sırtını dönebildiklerine, rahatça yüzünü de çevirebileceksen,

Elindekileri, en çok layık olanla paylaşabileceksen,

 

İnsanlığı bir bütün olarak görüp onları birliğe çağırabiliyorsan,

Evrensel değerleri kişisel çıkarlarına tercih edebiliyorsan,

 

Tanıdığın tüm insanlara ve de tanımadıklarına verebileceğin bir şeyler varsa,

Sahip olduğun değerleri zorda kaldığında [3-5 ayda] ıskalamıyorsan,(09.12.05)

 

 

 

 

İNSANCA YAŞAMAK

Dağ tepelerinden sıçradım

Vadileri görmezden gelerek

Yıldızları tutacağımı sandım

Güneşi elleyerek

Elim ayağım kavruldu

Yıllardır inleyerek

 

Ben özgürlük aşığıyım

Zincirlerimin anahtarı sende kaldı

Ben erdem savaşçısıyım

Değerli eşyaların bende kaldı

Özgürlüğü istemek

Değerleri paylaşmak

İkimizin de hakkıdır

İnsanca yaşamak(12.01.06)

 

 

 

 

NE KADAR ÖZGÜRÜZ?

Herkes çapı oranında özgürdür.

Özgür olmak özgüven işidir

Özgüven özdenetimin yoldaşıdır

Bu da ancak özden özgeci kişidir

 

Bilirsin

Allah’ı hiçe sayan ahlaktan yoksun dindarlaşmaya

Allah’ı hiçe sayan ahlaktan yoksun bilgi paylaşmaya

Hep karşı durdum…

 

Kendi mutluluğumdan daha çok

Dostlarımın mutluluğunu önceledim

Mutluluk ve huzur içinde oldukça

Olmaz benim derdim

 

Atlama lütfen şunları;

Bizi hala,

Derinden düşündüren

Derinden üzen

Derinden sevindiren

Derinden etkileyen

Yine biziz.. (05.11.07)

 

 

 

 

 

KARARLAR VE YAPILACAKLAR

Ben senin doğru karar vereceğine inanıyorum.

Kendini ve çevreni sen daha iyi tanıyorsun.

Eğer karar verdiysen bu da doğru demektir.

Lütfen şunları göz ardı etme:

Eğer yapacaksanız,

En doğruyu okuyun,

En doğruyu konuşun,

En doğruyu yapın,

En doğruyu yaşayın

Doğru değil en doğru olsun ki

Mutlu yaşayın,

Çevrenize ışık olun,

Gül olun, çiçek olun.

Olun ki güller, çiçekler yetişsin

Gelecek ümitlensin,

Toprak yeşersin,

Yağmurlar yağsın,

Birbirinizi eğitin, birbirinize öğretin

Hayat ağacı hayat versin, can versin

Huzur versin… (09.11.07)

 

 

 

 

MESAJ MI VAR? ALINMIŞTIR

Dün facebook’ta gezindim.

Bir mesaj vardı bana,

Ben öyle yorumladım.

Dedim belki değildi sana

Her neyse yorulmadım

 

Bir şeyler anlatmak istiyor diye

Önce üzüldüm,

O güveni veremedim diye

İyi bir insan olmadığımı düşündüm

 

Birbirimizi özgürleştirememiştik

Yoksa benim ne işim vardı orda?

Senin ne işin vardı orda?

Niye yazıyordum bunları?

Niye düşünüyordum şunları?

 

İki bakışan insan beni mutlu etmişti

Daha özgürdü herkes…

Ne çok şey anlatmıştı

Bundan böyle söze pes

Der gibi mesaj vardı

Hiçbir söz söylemeden

 

Başka söze ne hacet

Amacına varmıştı

Pek çok insan gibi

Mantıksal gerekçeydi

Muhatabını iknaya

Sorun muhatap değil

Kendini rahatlatmaya

Buna gerek var mıydı?

Özbenini dışarı atmaya

 

Facebook’un sığ sularında

Ayaklarımı ıslatmadım

msn tekkesinde beklerken

Kendi ağacımı budamadım

Sevgi dilenciliği yapmadım

Bilgi paylaşımı adına

Genel linkler dışında

Sözlerimi çöpe atmadım

Beni ikna adına

Rolden role soyunmanı

Onaylamadım. (04.11.07)

 

 

 

 

DOSTLAR

Dostlar ırmak gibidir…

kiminin suyu az, kiminin çok ,

kiminde elleriniz ıslanır yalnızca,

kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya …

 

İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı, bulanık bir göl gibi…

Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.

Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı,

İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı….

Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;

sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

 

İnsanlar vardır;

Derin bır okyanus…

İlk anda ürkütür, korkutur sizi.

Derinliklerinde saklıdır gizi,

daldıkça anlarsınız,

Daldıkça tanırsınız;

yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

 

İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu…

Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.

Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!

Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;

bu tip insanla bir ömür dolmaz.

 

İnsanlar vardır; sakin akan bir dere…

İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.

Yanında olmak başlı başına bır mutluluk.

Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

 

İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.

Her biri başka bir karaktere sahip.

Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.

Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı…

 

İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.

Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.

Dibini görürsünüz her şey meydanda.

Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.

İçi dışı birdir çekinme ondan.

Her sözü içtendir, her davranışı candan…

Can Yücel

 

 

 

 

SEN

Sende sevgisizliği sevdim.

İyi oldu gelmediğin”.

Bu yol korkaklar için değildir

iyi oldu gelmediğin

Bu sulardan her babayiğit içemez,

Bu köprüden her benim diyen geçemez,

iyi oldu gelmediğin

Yumuşacık yürek gerek,

sevgi kadar derin gözler,

inançlı bir bilek gerek

iyi oldu gelmediğin.

Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın

Sen, okyanus mavisine uzaklardan bakarsın,

Biz, yürüyemeyeceğin kadar uzak,

düşleyemeyeceğin kadar renkli,

ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik.

Sen, açık denizlerden habersiz bir balık,

yalçın tepelerden uzak bir martısın.

Sen, benim için korkak,

herkes için heryerdeki insansın.

İyi oldu gelmediğin.

Alınmanı istemem,

darılman üzer beni,

sana yalan söyleyemem.

Tabi, hep sevdim seni,

sende sığ suları, sende martıları,

açık denizden habersiz balıkları,

sıradan insanları.

Geçemeyeceğin köprüleri,

düşleyemeyeceğin mavileri

sende korkaklığı sevdim.

Sende sevgisizliği sevdim.

İyi oldu gelmediğin.

Korhan ABAY

 

 

ARADIĞIMIZ DÜRÜST DOST KİM?

Dürüst dost

Hem akıl veren-hem huzur veren

Akıllı- Güvenilir- Adaletli

İlkeli- Kişilikli- Medeni- Özgür kafalı- Açık fikirli

Kendisiyle barışık

İyi denetçi

Tedbirli

Sorumluluktan kaçmayan

İyi dinleyici

Gören-gösteren

Sözünü esirgemeyen

Bilinçli- Kararlı

Soylu davranan- Örnek- Model insan

Emin- Sadık- Ne uşak ne efendi- Gütmeye ve güdülmeye karşı

Sorgulayan- Hesap soran; ama hesap görmeyen

Yönetmesini bilen

Tuttuğunu koparan

İçten konuşan- İçten gülen- İçten ağlayan

Beyni-yüreği ve bedeni aynı doğrultuda çalışan

Sağlıklı

Ender bulunan

Akılsız insanlar tarafından fark edilemeyen

Değişime ve gelişime açık

Sorunların takipçisi

Hem öğretmen, hem öğrenci- Hem ders veren, hem ders alan

Kolay kolay pes etmeyen

Ne kaderci ne kadere karşı

Ölçülü- Uyumlu- Kanaatkar- Mütevazı

Onurlu- Gururlu- Kendini beğenmiş değil

Gösteriş budalası değil- Büyüklük saplantısı yok-Aşağılık kompleksi yok

Kendini ifade edebilen

Ezmeye ve ezilmeye karşı

Elit insan; ama herkes gibi beşer(biyolojik insan)

İyi dost

Gerçekçi- Haksızlığa karşı

Seçmesini bilen

Erdemli- Özdenetimli

Özverili

Dürüst bir insan için ideal

Dostu yok denecek kadar az

Yalnız

Yaptıklarının bedelini ödemede ertelenmeyen

Yaptıklarının karşılığını alan

Seçkin- Seçilmiş

Özgürlüğünü doğru ve sonuna kadar kullanan

Emekleri boşa çıkarmayan

Aynı hataları sık sık tekrarlamayan

Kişiliği oturmuş- Dengeli- Değerli

Hem değer veren, hem değer verilen

Gülmesi de ağlaması da gözyaşları da değerli

Sade- Yetinmesini bilen

Kendisini üzenin üzüldüğü

Çekemeyenlerin bile alkışladığı

Hep hayırla yad edilen

Yanlışta diretmeyen

Aydın görüşlü

Kendisini ve çevresini aydınlatacak ölçüde bilgili

Kaliteli ve kaliteyi arayan,

İşini iyi yapan- İstikrarlı

Mutluluk ve huzurla yetinen

Girişken- Üretken- Çözüm arayan

Kendisi kadar olumlu iz bırakanın ender bulunduğu

Duygulu; ama duygusal değil

Dert ortağı Problemsiz; ama sorunları bitmeyen Sonucu ciddiye alan

Yarını düşünen- Sonuçta kazanan

Basit olmayan

Bulunduğu ortamlarda yalnız- Tek başına kalınca yalnız olmayan

Verimli toprağı bulursa, nadide bir çiçek

Esasında normal bir İNSAN(11.10.01)

This entry was posted on Cumartesi, Şubat 21st, 2009 at 05:50 and is filed under ŞİİRLER. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Yorum Yaz

  • Takvim

  • Eylül 2010
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Ağu    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    27282930  

Din