İnsanca Şiirler
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN
YERİN SENİ ÇEKTİĞİ KADAR AĞIRSIN,
KANATLARIN ÇIRPINDIĞI KADAR HAFİF…
KALBİNİN ATTIĞI KADAR CANLISIN,
GÖZLERİNİN UZAĞI GÖRDÜĞÜ KADAR GENÇ!…
SEVDİKLERİN KADAR İYİSİN,
NEFRET ETTİKLERİN KADAR KÖTÜ…
NE RENK OLURSA OLSUN KAŞIN GÖZÜN,
KARŞINDAKİNİN GÖRDÜĞÜDÜR RENGİN!…
YAŞADIKLARINI KÂR SAYMA;
YAŞADIĞIN KADAR YAKINSIN SONA…
NE KADAR YAŞARSAN YAŞA,
SEVDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN!…
GÜLEBİLDİĞİN KADAR MUTLUSUN,
ÜZÜLME, BİL Kİ AĞLADIĞIN KADAR GÜLECEKSİN…
SAKIN BİTTİ SANMA HER ŞEYİ,
SEVDİĞİN KADAR SEVİLECEKSİN!…
GÜNEŞİN DOĞUŞUNDADIR DOĞANIN SANA VERDİĞİ DEĞER,
VE KARŞINDAKİNE DEĞER VERDİĞİN KADAR İNSANSIN…
BİR GÜN YALAN SÖYLEYECEKSEN EĞER,
BIRAK KARŞINDAKİ SANA GÜVENDİĞİ KADAR İNANSIN!..
AY IŞIĞINDADIR SEVGİLİYE DUYULAN HASRET,
VE SEVGİLİNE HASRET KALDIĞIN KADAR ONA YAKINSIN…
UNUTMA! YAĞMURUN YAĞDIĞI KADAR ISLAKSIN,
GÜNEŞİN SENİ ISSITTIĞI KADAR SICAK!…
KENDİNİ YALNIZ HİSSETTİĞİN KADAR YALNIZSIN,
VE GÜÇLÜ HİSSETİĞİN KADAR GÜÇLÜ…
KENDİNİ GÜZEL HİSSETTİĞİN KADAR GÜZELSİN!…
BUNU UNUTTUĞUNDA ALDIĞIN HER NEFES KADAR ÜŞÜRSÜN,
VE KARŞINDAKİNİ UNUTTUĞUN KADAR ÇABUK UNUTURSUN…
ÇİÇEK SULANDIĞI KADAR GÜZELDİR,
KUŞLAR ÖTEBİLDİĞİ KADAR SEVİMLİ…
BEBEK AĞLADIĞI KADAR BEBEKTİR,
VE HER ŞEYİ ÖĞRENDİĞİN KADAR BİLİRSİN!…
BUNU DA ÖĞREN!…
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN !!!
CAN YÜCEL
SEVGİ VE KAYIPLAR
Ben seni hiç sevmedim ki!
Sevdiğim insani özelliklerdi.
Bu özellikleri taşıyan herkesi sevdim.
O herkes de beni sevdi.
Ben seni hep sevdim.
nice umutlarımda.
seni yaşatmak istedim,
tüm yapıtlarımda.
Çünkü sen,
bahçemdeki çiçek
toprağımdaki bereket
atölyemdeki ürün
sınıfımdaki öğrenci
hayatımdaki öğretmen
işimdeki paydaş
evimdeki kardaş
içimdeki candaş
yolumdaki yoldaş
oldun.
Sen de sev ki yaşayasın.
Yaşa ki yaşatasın
Yaşat ki canlanasın.
Canlan ki dünya kurulsun.
Sevgide ölçüyü kaçırınca
kaybedersin dostlarını,
sevdiklerini…
İşte İbrahim!
Çocuğunu gözden çıkarmadı mı?
diğeri, ta uzaklarda yaşamadı mı?
Musa’nın annesi de,
çocuğuyla yaşayamadı.
Yakup da,
yıllar sonra kavuştu Yusuf’una
Meryem de,
oğlunu kaybetti.
Kimini umut yaşatır.
Kiminde gelecek umuttur.
İçin boş sabahlarsın, akşamlarsın.
Bedenin yanar kavrulur.
Hülyalarda yaşarsın.
Rüyalarda yaşatırsın. (16.09.07)
AMAN HA!
Kendini beğenmişlikle beslenen kibir ağacına
Şov ve gösteriş kokan riya ağacına
İçten içe kemiren kıskançlık ağacına
Enerjiyi tüketen kin ağacına
Çıkarcılıktan beslenen acımasızlık ve bencillik ağacına
Kimin yanında olduğu belirsiz olan arabozuculuk ağacına
Bedeni başka ruhu başka yerde olan ikiyüzlülük ağacına
Bizi toprağa çeken tembellik ağacına
Bizi birbirimizi yabancılaştıran küskünlük ağacına
Sahip olduğumuz her şeyi ölçüsüzce tüketen israf ağacına
Bizi birbirimizden uzaklaştıran saygısızlık ağacına
Bizi bizden koparan hıyanet ağacına
Toprağınızda asla yer vermeyin… (08.11.07)
NE… NE…
Ne başkalarına saygısızlık edin, ne de size saygısızlığa izin verin.
Ne başkalarına haksızlık edin, ne de size haksızlığa izin verin.
Ne başkalarına zarar verin, ne de size zarar vermelerine izin verin.
Ne başkalarını aldatın, ne de sizi aldatmalarına izin verin.
Ne başkalarını küçümseyin, ne de sizi küçümsemelerine izin verin.
Ne başkalarını gözünüzde büyütün, ne de sizi büyütmelerine izin verin.
Ne başkalarını sömürün, ne de sizi sömürmelerine izin verin.
Ne başkalarını kullanın, ne de sizi kullanmalarına izin verin.
İNSANSIN!
Herkesin karşısında başı diksen,
Başını önüne eğmek zorunda değilsen,
Kimseye gönül borcun veya vefa borcun yoksa,
Haksız yere kimsenin üzülmesine neden olmadıysan,
Hatalarından pişmanlık duyabildiysen,
Pişmanlıklarını gizlemediysen,
Sırtını dönebildiklerine, rahatça yüzünü de çevirebileceksen,
Elindekileri, en çok layık olanla paylaşabileceksen,
İnsanlığı bir bütün olarak görüp onları birliğe çağırabiliyorsan,
Evrensel değerleri kişisel çıkarlarına tercih edebiliyorsan,
Tanıdığın tüm insanlara ve de tanımadıklarına verebileceğin bir şeyler varsa,
Sahip olduğun değerleri zorda kaldığında [3-5 ayda] ıskalamıyorsan,(09.12.05)
İNSANCA YAŞAMAK
Dağ tepelerinden sıçradım
Vadileri görmezden gelerek
Yıldızları tutacağımı sandım
Güneşi elleyerek
Elim ayağım kavruldu
Yıllardır inleyerek
Ben özgürlük aşığıyım
Zincirlerimin anahtarı sende kaldı
Ben erdem savaşçısıyım
Değerli eşyaların bende kaldı
Özgürlüğü istemek
Değerleri paylaşmak
İkimizin de hakkıdır
İnsanca yaşamak(12.01.06)
NE KADAR ÖZGÜRÜZ?
Herkes çapı oranında özgürdür.
Özgür olmak özgüven işidir
Özgüven özdenetimin yoldaşıdır
Bu da ancak özden özgeci kişidir
Bilirsin
Allah’ı hiçe sayan ahlaktan yoksun dindarlaşmaya
Allah’ı hiçe sayan ahlaktan yoksun bilgi paylaşmaya
Hep karşı durdum…
Kendi mutluluğumdan daha çok
Dostlarımın mutluluğunu önceledim
Mutluluk ve huzur içinde oldukça
Olmaz benim derdim
Atlama lütfen şunları;
Bizi hala,
Derinden düşündüren
Derinden üzen
Derinden sevindiren
Derinden etkileyen
Yine biziz.. (05.11.07)
KARARLAR VE YAPILACAKLAR
Ben senin doğru karar vereceğine inanıyorum.
Kendini ve çevreni sen daha iyi tanıyorsun.
Eğer karar verdiysen bu da doğru demektir.
Lütfen şunları göz ardı etme:
Eğer yapacaksanız,
En doğruyu okuyun,
En doğruyu konuşun,
En doğruyu yapın,
En doğruyu yaşayın
Doğru değil en doğru olsun ki
Mutlu yaşayın,
Çevrenize ışık olun,
Gül olun, çiçek olun.
Olun ki güller, çiçekler yetişsin
Gelecek ümitlensin,
Toprak yeşersin,
Yağmurlar yağsın,
Birbirinizi eğitin, birbirinize öğretin
Hayat ağacı hayat versin, can versin
Huzur versin… (09.11.07)
MESAJ MI VAR? ALINMIŞTIR
Dün facebook’ta gezindim.
Bir mesaj vardı bana,
Ben öyle yorumladım.
Dedim belki değildi sana
Her neyse yorulmadım
Bir şeyler anlatmak istiyor diye
Önce üzüldüm,
O güveni veremedim diye
İyi bir insan olmadığımı düşündüm
Birbirimizi özgürleştirememiştik
Yoksa benim ne işim vardı orda?
Senin ne işin vardı orda?
Niye yazıyordum bunları?
Niye düşünüyordum şunları?
İki bakışan insan beni mutlu etmişti
Daha özgürdü herkes…
Ne çok şey anlatmıştı
Bundan böyle söze pes
Der gibi mesaj vardı
Hiçbir söz söylemeden
Başka söze ne hacet
Amacına varmıştı
Pek çok insan gibi
Mantıksal gerekçeydi
Muhatabını iknaya
Sorun muhatap değil
Kendini rahatlatmaya
Buna gerek var mıydı?
Özbenini dışarı atmaya
Facebook’un sığ sularında
Ayaklarımı ıslatmadım
msn tekkesinde beklerken
Kendi ağacımı budamadım
Sevgi dilenciliği yapmadım
Bilgi paylaşımı adına
Genel linkler dışında
Sözlerimi çöpe atmadım
Beni ikna adına
Rolden role soyunmanı
Onaylamadım. (04.11.07)
DOSTLAR
Dostlar ırmak gibidir…
kiminde elleriniz ıslanır yalnızca,
kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya …
İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı, bulanık bir göl gibi…
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı….
sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!
İnsanlar vardır;
Derin bır okyanus…
Derinliklerinde saklıdır gizi,
daldıkça anlarsınız,
Daldıkça tanırsınız;
İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu…
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;
bu tip insanla bir ömür dolmaz.
İnsanlar vardır; sakin akan bir dere…
Yanında olmak başlı başına bır mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.
İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.
Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.
Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı…
İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.
Dibini görürsünüz her şey meydanda.
Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
İçi dışı birdir çekinme ondan.
Her sözü içtendir, her davranışı candan…
Can Yücel
SEN
Sende sevgisizliği sevdim.
Bu yol korkaklar için değildir
Bu sulardan her babayiğit içemez,
Bu köprüden her benim diyen geçemez,
iyi oldu gelmediğin
Yumuşacık yürek gerek,
sevgi kadar derin gözler,
inançlı bir bilek gerek
iyi oldu gelmediğin.
Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın
Biz, yürüyemeyeceğin kadar uzak,
ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik.
Sen, açık denizlerden habersiz bir balık,
Sen, benim için korkak,
herkes için heryerdeki insansın.
İyi oldu gelmediğin.
Alınmanı istemem,
sana yalan söyleyemem.
Tabi, hep sevdim seni,
sende sığ suları, sende martıları,
açık denizden habersiz balıkları,
sıradan insanları.
Geçemeyeceğin köprüleri,
düşleyemeyeceğin mavileri
sende korkaklığı sevdim.
Sende sevgisizliği sevdim.
Korhan ABAY
ARADIĞIMIZ DÜRÜST DOST KİM?
Dürüst dost
Hem akıl veren-hem huzur veren
Akıllı- Güvenilir- Adaletli
İlkeli- Kişilikli- Medeni- Özgür kafalı- Açık fikirli
Kendisiyle barışık
İyi denetçi
Tedbirli
Sorumluluktan kaçmayan
İyi dinleyici
Gören-gösteren
Sözünü esirgemeyen
Bilinçli- Kararlı
Soylu davranan- Örnek- Model insan
Emin- Sadık- Ne uşak ne efendi- Gütmeye ve güdülmeye karşı
Sorgulayan- Hesap soran; ama hesap görmeyen
Yönetmesini bilen
Tuttuğunu koparan
İçten konuşan- İçten gülen- İçten ağlayan
Beyni-yüreği ve bedeni aynı doğrultuda çalışan
Sağlıklı
Ender bulunan
Akılsız insanlar tarafından fark edilemeyen
Değişime ve gelişime açık
Sorunların takipçisi
Hem öğretmen, hem öğrenci- Hem ders veren, hem ders alan
Kolay kolay pes etmeyen
Ne kaderci ne kadere karşı
Ölçülü- Uyumlu- Kanaatkar- Mütevazı
Onurlu- Gururlu- Kendini beğenmiş değil
Gösteriş budalası değil- Büyüklük saplantısı yok-Aşağılık kompleksi yok
Kendini ifade edebilen
Ezmeye ve ezilmeye karşı
Elit insan; ama herkes gibi beşer(biyolojik insan)
İyi dost
Gerçekçi- Haksızlığa karşı
Seçmesini bilen
Erdemli- Özdenetimli
Özverili
Dürüst bir insan için ideal
Dostu yok denecek kadar az
Yalnız
Yaptıklarının bedelini ödemede ertelenmeyen
Yaptıklarının karşılığını alan
Seçkin- Seçilmiş
Özgürlüğünü doğru ve sonuna kadar kullanan
Emekleri boşa çıkarmayan
Aynı hataları sık sık tekrarlamayan
Kişiliği oturmuş- Dengeli- Değerli
Hem değer veren, hem değer verilen
Gülmesi de ağlaması da gözyaşları da değerli
Sade- Yetinmesini bilen
Kendisini üzenin üzüldüğü
Çekemeyenlerin bile alkışladığı
Hep hayırla yad edilen
Yanlışta diretmeyen
Aydın görüşlü
Kendisini ve çevresini aydınlatacak ölçüde bilgili
Kaliteli ve kaliteyi arayan,
İşini iyi yapan- İstikrarlı
Mutluluk ve huzurla yetinen
Girişken- Üretken- Çözüm arayan
Kendisi kadar olumlu iz bırakanın ender bulunduğu
Duygulu; ama duygusal değil
Dert ortağı Problemsiz; ama sorunları bitmeyen Sonucu ciddiye alan
Yarını düşünen- Sonuçta kazanan
Basit olmayan
Bulunduğu ortamlarda yalnız- Tek başına kalınca yalnız olmayan
Verimli toprağı bulursa, nadide bir çiçek
Esasında normal bir İNSAN(11.10.01)
