-
28th Kasım 2008

Abdest Alırken Ayakları Meshetmek

posted in ABDEST |

KUR’AN’DA ABDEST VE AYAKLARI MESHETMEK

5Maide suresi/6-Siz ey inananlar! Namaz kılacağınız zaman yüzünüzü, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın. Başınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin. Eğer boy abdestini gerektiren bir halde iseniz kendinizi temizleyin. Ama eğer hasta iseniz yahut seyahatteyseniz yahut tuvaletten geldiyseniz yahut kadınla birlikte olmuşsanız ve su bulamıyorsanız, o zaman, temiz toprakle teyemmüm edin ve onunla yüzünüzü ve ellerinizi meshedin. Allah sizi zora koşmak istemez; ama sizi tertemiz kılmak ve nimetlerinin tamamını size bahşetmek ister ki şükredenlerden olasınız.

4Nisa suresi/43-Siz ey inananlar! Sarhoş iken namaz kılmaya kalkışmayın, ne dediğinizi bilinceye kadar (bekleyin); ve boy abdestini gerektiren bir durumda (iken de) yıkanıncaya kadar seyahatte olmanız (ve yıkanma imkanından yoksun bulunmanız) hali dışında- (namaza kalkışmayın). Ama eğer hasta iseniz veya seyahatteyseniz yahut tuvaletten geldiyseniz veya kadın ile birlikte olmuşsanız ve hiç su bulamıyorsanız, o zaman temiz toprakla teyemmüm edin, (onunla) yüzünüzü ve ellerinizi meshedin. Bilin ki Allah, gerçekten günahları temizleyendir, çok affedicidir.

*************o**************

TEFSİRLERDE AYAKLARI MESHETMEK-

DİYANET TEFSİRİ

“Abdest, -âyette de belirtildiği üzere- ibadet niyetiyle yüzü ve dirseklere ka­dar kolları yıkamak, başı meshetmek, ayaklan topuklara kadar yıkamaktan ibaret­tir. Abdest, “hadesten taharet” yani “görünmeyen fakat hükmen var olduğu kabul edilen bir kirlilikten temizlenmek” anlamına geldiği için farz olan temizlik yuka­rıda bildirilen azalan bir defa yıkamakla sağlanmış olur. İki veya üç defa yıkamak ve abdest organlarını ovmak sünnettir.

1. “Ayaklar” anlamına gelen “ercül” kelimesindeki “lâm” harfini üstünlü okuyup “yüzler” anlamına gelen “vücûh” üzerine atfedenlere göre ayakları yıka­mak farzdır. Meşhur dört mezhep mensuplarının anlayış ve uygulamaları böyledir. Mealde bu kıraat esas alınmıştır.

2. “Ercül” kelimesinin “lâm”ını esreli okuyup kelimeyi “Başlannızı mesne­din” cümlesindeki “başlar” anlamına gelen “ruûs” üzerine atfedenlere göre ayak­ları -yıkamak değil- meshetmek farzdır. İmâmî-şiîler bu kıraati benimsedikleri için ayaklan meshetmekle yetinirler. Bu takdirde âyetin meali şöyle olur: “Yüzle­rinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlannızı ve topuklara kadar ayakları­nızı mesnedin.”

İbn Abbas, Enes b. Mâlik gibi sahâbîlerin ve tabiîlerden bazılarının çıplak ayakları üzerine meshettiklerine dair rivayetler bu görüşü destekler mahiyettedir. Taberî’nin kanaati de bu doğrultu­dadır. Ona göre yüce Allah, teyemmümde yüzün tamamını toprakla meshedilmesini emrettiği gibi abdestte de ayakların tamamının su ile meshedilmesini emret­miştir.” (Diyanet Tefsiri-5/6 açıklaması.)

*************o**************

SÜLEYMAN ATEŞ TEFSİRİ

“İmam Taberî bu kıraati ve dolayısıyla bu anlamı tercih ettiği gibi Peygamberimizin dördüncü göbekten torunu olan İmam-ı Cafer-i Sadık mezhebinin mensupları da ayeti böyle anlamışlardır. Ayetin siyakından (bağlamından) da bu mana anlaşılıyor.

Yüce Allah, abdestte vücudun iki temel uzvunun yıkanmasını emretmiştir ki, bunlar yüz ve kollardır. İki uç uzvun da meshedilmesini emretmiştir ki bunlar da baş ve ayaklardır. Âyette; “..yıkayınız..” fiilinden sonra iki tümleç getirmiştir. Bunlar, yüz ve ellerdir. Demek ki yüz ve eller (dirseklerle birlikte) yıkanacaktır. “…meshediniz…” fiilinden sonra da iki tümleç getirmiştir. Bunlar da baş ile ayaklardır. Demek ki bunlar da meshedilecek uzuvlardır. Ayette bu manayı son derece güçlendiren ince bir nokta vardır. Kur’ân-ı Kerîm’de her kelime birbiriyle son derece uyumlu ve mütenâsibtir. Şimdi “..yıkayınız..” fiilinden sonra gelen iki tümleçten ilki nasıl bir tek uzvu, ikincisi ise iki uzvu (yani iki eli-kolu) gösteriyorsa, “meshediniz..” fiilinden sonra gelen iki tümleçten de birincisi bir tek uzvu (yani başı), ikincisi ise iki uzvu (yani ayakları) göstermektedir. Eğer, “ercül” (ayaklarınız) tümleci “vücûh” (yüzleriniz)’a atfedilmiş (bağlanmış) olsa, bu ahenk ve tenâsüb (uygunluk) bozulur ki bu, Kur’ân’ın bilinen mucizevî ahenk ve üslubuna aykırı olur… Yani abdestte yıkanması gereken uzuvların teyemmümde mesh edilmesi emredilmiş fakat abdestte mesh edilecek uzuvlar, meshten düşürülmüştür. Bu da ayakların, yıkama uzvu değil, mesih organı olduğunu kanıtlar.” (Süleyman Ateş Tefsiri, 5/6 açıklaması.)

*************o**************

TABERİ TEFSİRİ

“Hicaz ve Irak kurralarından diğer bir kısmı ise “erculikum” ifadesindeki harfini esre okumuşlardır Bunlara göre Allah teala bu ayet-i keri­me ile abdest alırken, başın ve ayakların meshedilmesini emretmiştir. Abdest alırken ayaklar yıkanmaz meshedilir.

Taberi diyor ki: “Bize göre ise asıl maksat, ayaklann tümünün su ile meshedilmesidir. Bu itibarla ayaklanın elleriyle veya ellerinin yerini tutacak her­hangi bir şeyle meshetmeksizin sadece onlara su dökmek veya onları suya so­kup çıkarmak yeterli değildir. Nitekim Tavus’tan, abdest alan kimsenin ayakla­rını sadece suya sokup çıkarması sorulunca “Ben bunun, maksada ulaşan bir amel olduğunu kabul etmem.” dediği rivayet edilmiştir. Buna mukabil ayakların yıkanmasını farz sayan Hasan-ı Basri’den, gemide abdest alan kimsenin, ayaklana nasıl yıkayacağı sorulduğunda onun: “Ayaklarını suya daldırıp çıkannasın-da bir mahzur yoktur.” dediği rivayet edilmiştir.

Taberi sözlerine devamle diyor ki: “Madem ki meshetmenin, organın tü­münü veya bir bölümünü meshetme olarak iki mânâsı vardır ve daha sonra zik­redeceğimiz deliller, Allah tealanın buradaki meshetmeden ayakların tümünün meshedilmesini kasdettiğini göstermektedir…

*************o**************

RAZİ TEFSİRİ

“Ayakların Yıkanması Ve Meshedilmesi: Şirke uzanabilecek bir olayda şakaya da izin yok diye düşünüyorum Alimler, ayakların meshedileceği “veya yıkanacağı hususunda ihtilâf etmişlerdir: Kaffâl, bu âyetin tefsiri hususunda İbn Abbas, Enes İbn Mâlik, İkrime, Şa’bî ve Ebû Cafer Muhammed İbn Ali el-Bakır’dan ayakları meshetmenin farz olduğu hükmünü nakletmiştir ki bu, Şia’nın İmâmiyye kolunun mezhebidir. Fukahâ ve müfessirlerin cumhuru ayakların yıkanmasının farz olduğunu söylemişlerdir. Dâvûd el-İsfehani, hem yıkamanın hem de meshetmenin farz olduğunu söylemiştir ki bu görüş, Zeydiyye imamlarından en-Nasır Lilhakk in görüşüdür.

Hasan el-Basrî ve Muhammed İbn Cerîr et-Taberî ise, mükellefin (kulun), yıkama ile meshetme arasında muhayyer bırakıldığını söylemişlerdir…

Bu sabit olduğu zaman biz deriz ki, Hak Teâlâ’nın “ayaklarınızı” ifâdesinde, nasbin âmilinin “meshediniz” emri olabileceği gibi, bu âmilin “yıkayınız” emri de olabileceği ortaya çıkmıştır. Ancak ne var ki, bir mamul üzerinde iki âmil amel etmeye kalkışınca, o mamule daha yakın olanı amel ettirmek evlâ olur. Binâenaleyh Cenâb-ı Hakk’ın, sözündeki nasbin âmilinin, “meshediniz” emri olması gerekir. Binâenaleyh, lamın nasbıyla “le” şeklinde okumanın da ayaklar üzerine meshetmeyi gerektirdiği sabit olmuş olur. İşte bu, ayakları meshetmenin farz olduğu hususunda âyetle yapılan istidlalin izah şeklidir. Sonra, bu görüşte olanlar sözlerine devamla şöyle demişlerdir: Hadislere dayanarak, bu hususu savuşturmak da caiz değildir. Çünkü bu haberlerin tamamı, âhad haberlerdir. Halbuki âhad haberlerle Kur’ân’ın neshi caiz değildir.” (Razi Tefsiri, 5/6 açıklaması)

******************o************************

ABDESTTE AYAKLARI YIKAMAK VEYA MESHETMEK-Süleyman Ateş

“Çorap, başörtüsü, sarık ve fes üzerine meshedilerek abdest alı­nabilir. Abdeste meshedilecek organın hâline (üstünde bulunan giysi ve sargıya) da meshedilir ama yıkama uzvunun hâiline meshedilemez, hâil çözülüp organın yıkanması gerekir. Bundan dolayı başa sarılan sarık, ayağa giyilen çorap veya mest üzerine meshedilebilir.” (Süleyman Ateş, Kur’an Ansiklopedisi, SUÂLLER-CEVAPLAR maddesi)

“Bu farzların ikisi yıkama, ikisi de mesihtir. Maide 6′ncı ayetin açık hükmüne göre yüz ve kollar yıkanır, baş ve ayaklar meshedilir. Peygamber ailesi böyle yapmış, Peygamber’e yıllarca hizmet etmiş olan Enes ibn Malik böyle olduğunu söylemiş. Ayakları yıkama uygulamasının Emeviler tarafından yerleştirildiğinde kuşku görmüyorum.

Baş ve ayaklar yıkama uzvu değil, mesih uzvudur. Mesih uzvunun üstünde bir giysi varsa onu çözmeden üstüne meshedilebilir. Bu giysinin kalınlığı, inceliği söz konusu değildir. O su geçirmeme, 5 kilometre yürüme gibi şartlar bazı fıkıhçıların uydurmalarından başka bir şey değildir.” (Süleyman Ateş -Vatan Gazetesi -12/3/2004)

Maide Suresi’nin 6′ncı ayetinde abdest alırken başın ve ayakların yıkanması değil, meshedilmesi emredilmektedir. Maalesef Kur’ân-ı Kerim meallerinin büyük çoğunluğunda abdest ayetinin manası, geleneğe göre çarpıtılmıştır. Ayetin doğru manası şöyledir:

“Ey inananlar, namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yıkayınız: yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi; meshediniz: başlarınızı ve aşıklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüpseniz tam temizlenin. Hasta, yahut yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, ya da kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm ediniz; ondan yüzlerinize ve ellerinize sürünüz. Allah size güçlük çıkarmak istemiyor fakat sizi temizlemek ve size olan nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.”(Süleyman Ateş -Vatan Gazetesi -12/5/2003)

*****************o***********************

HADİSLERDE ABDEST ALIRKEN AYAKLARI MESHETMEK

Ayakları meshetmek: 3599-”Resûlullah’ın nasıl abdest aldığını size göstermemi ister misiniz?” İçinde su olan bir kab istedi, sağ eliyle bir avuç su aldı, mazmaza ve istinşak yaptı, sonra bir avuç daha aldı, bununla iki elini birleştirip (iki eliyle) yüzünü yıkadı. Sonra bir avuç daha aldı bununla sağ elini yıkadı. Sonra bir avuç da aldı, bununla sol elini yıkadı. Sonra bir avuç su daha aldı, sonra elini çırptı, sonra başını ve kulaklarını meshetti. Sonra bir kabza su daha aldı sağ ayağının üzerine serpti, ayağında nalın olduğu halde, sonra onu iki eliyle meshetti, elin biri ayağın üstünde, diğeri de nalının altında. Sonra aynı şeyi sol ayağa yaptı.” Buhari, Vudü 7; Ebu Dâvud, Tahâret 52, (137); Nesâi, Tahâret 84, 85, (1, 73, 74).

3697-”Resûlullah ihtiyacı için (araziye) çıkardı. Ben de O’na su taşırdım. (Kaza-yı hâcet yapınca) abdest alırdı. Bu sırada sarığı ve “bot” ları üzerine meshederdi.” Müslim, Tahâret 84; Ebu Dâvud, Tahâret 59; Tirmizi, Tahâret 75.

3702-”Resûlullah abdest aldı ve çoraplarının ve ayakkabılarının üzerine meshetti. Ebu Dâvud, Tahâret 61; Tirmizi, Tahâret.

3606-…Bir ara Resûlullah bizden geride kaldı sonra tekrar kavuştu. Bu sırada namaz vakti girmişti. Bizler de abdest alıyor, ayaklarımıza meshediyorduk. (Resûlullah ) yüksek sesle nida etti: “Ökçelerin ateşte vay hâline!” Bunu iki veya üç kere tekrarladı.” Buhari, İlm 3, 30, Vudü 27, 29; Müslim, Taharet 25-28; Muvatta, Taharet 5; Ebu Dâvud, Tahâret 46.

3699-Cerir, abdest alıp mestleri üzerine meshedince, kendisine: “Mest üzerine mesh mi yapıyorsun” diye sormuşlardır. O da: “Evet demiştir, ben Resûlullah’ı gördüm. Bevletti sonra abdest aldı. (Sıra ayaklarına gelince, yıkamayıp) mestlerinin üzerine meshetti’’ dedi. Buhari, Salât 25; Müslim, Tahâret 73, (272); Tirmizi, Tahâret 70, (93); Nesâi, Tahâret 96, (1, 81).

This entry was posted on Cuma, Kasım 28th, 2008 at 13:59 and is filed under ABDEST. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

There are currently 9 responses to “Abdest Alırken Ayakları Meshetmek”

Why not let us know what you think by adding your own comment! Your opinion is as valid as anyone elses, so come on... let us know what you think.

  1. 1 On Mart 21st, 2011, TURAN ÇÖREK said:

    biz abdest alırken ayakların yıkanmasını farz olarak biliriz şimdi yukarıda anlatılanlardan bir şey anlamadım.Kafam karıştı hangisi doğru ve Süleyman ATEŞ hoca efendi nasıl biridir,aydınlatırsanız sevinirim

  2. 2 On Mart 23rd, 2011, admin said:

    Kur’an’da, 5Maide: 6. ayette namaz öncesinde abdest almanın gereği bildirilir. Buna göre, 2 uzvumuzu yıkamaktan, 2 uzvumuzu da mesh etmekten söz edilir. Yıkanması emredilen uzuvlar yüz ve kollar, mesh edilmesi gereken uzuvlar ise baş ve ayaklardır.

    Arapça’da cümle kalıplarında önce yüklem, sonra nesne gelir: Yıkamak fiilinin de mesh etmek fiilinin de iki nesnesi vardır:

    Bu ayette sözcükler birebir tam olarak aşağıdaki gibi kullanılmıştır.
    Yıkayın yüzünüzü ve dirseklere kadar kollarınızı,
    Mesh edin başınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı da…

    Ayaklarını yıkamanın bir sakıncası yoktur. Ancak ayette güçlü işaret mesh etmek yönündedir. Bunun sonucu ayaklarına mest giyenler ve mestlerinin üzerini mesh edenlerin dayanakları, yine bu ayettir. Şii Caferiler abdest alırken sürekli ayaklarını mesh ederler. Hadislerde de Allah Resulünün ayaklarını yıkadığına dair bilgiler olduğu gibi mesh ettiğine dair hadisler de vardır. Ayakların camide temiz olması için yıkamak fiili ayakları için emir gibi telakki edilmiştir. Bugün İlahiyat mezunlarının ve akademisyenlerin bir kısmı ayaklarını mesh ederek abdest almaktadırlar.

    Bazı bilginler “ayaklar” sözcüğünün yükleminin yıkamak fiili olduğunu iddia ederken Taberi gibi bazı tefsir bilginleri de “ayakları” sözcüğünün fiilinin mesh etmek eylemi olduğunu ve ayette meshin emredildiğini savunmuşlardır.

    Saygılar
    ErdemYolu

  3. 3 On Kasım 29th, 2013, hüseyin ghacıoğlu said:

    adbdes alırken ayakları yıkmak farz taberı tevsırınde dendgı gıbı sapık fırklar ayetı yanlıs mana vermıslerdır o yuzdenb ayakarı mes yeterlı dıye anlamıslardr dogrus kollar yuz bas ve ayklar yıkanır sadce basmız mesh edılır farzdır

  4. 4 On Ekim 21st, 2014, Umaltu said:

    Sitenizin detayli bilgileri hosuma gidiyor ancak neden dini bilgiler verilirken israrla Arapca agirlikli eski Turkce kullaniliyor? Boyle yapildiginda konunun anlasilmasi Guclestiriliyor. Herhangi bir sade kisinin bu konulari anlamasi imkansiz. Zaten gunluk dilde kullanilan kelime sayisi cok az. Bir ev kadini buraya girse nasil anlayacak? Bu konuya bir cozum bulabilirseniz cok iyi olur. Bilgi cogunluga ulasamiyorsa ziyan olmus olur. Oysa okudugunu anlayabilmek Islam dunyasindaki kargasalari ve yanlis anlamalri gidermek icin cok onemli. Hic birimizin Arapca veya Osmanlica ogrenmeye vakti ve belki de yetenegi yok. Bizler sizler gibi kendini bu ilime adamis kisilerden medet umuyoruz tercumede.

  5. 5 On Kasım 25th, 2014, admin said:

    Alıntıları değiştiremiyoruz.

  6. 6 On Şubat 20th, 2015, SALİH ZENGİN said:

    HÜSEYİN HACIOĞLU SAİD. YAZILANLARA GÜVENMEYECEKSEN, KENDİN ARAPÇAYI ÖĞREN, O ZAMAN NE YAZDIĞINI KENDİN ANLARSIN. BEN YAPTIM.

  7. 7 On Ocak 14th, 2016, Güven said:

    Kur’anı kerime uyarsak ayaklar mes edilmelidir. Ama atamdan gördüm ve insanın 4 zindanlarından biri olan çevre etkisinden kurtulamassan ayakları yıkarsın.

  8. 8 On Nisan 18th, 2016, Aydinserif said:

    Burda Meshetmeyi savunuyorsunuz. Fakat, Mesh Etmekle anilan Hadislerin tümünde. Mes üzerine Mesh etmekten veya Ayakkabi veya Botlar üzerine Mesh etmek. Cilplak ayak üzere mesh ise, sadece bir yerde var. Ondada sizlerin anladiginiz gibi bir Mesh degil, söyle bir Mesh den bahis ediliyor. Buda zaten Mesh etmek degil yikamaya daha yakin….Cünkü ilk önce Su serpiyor Ayaklar üzerine, sonrada IKI ELLERIYLE, Yas Elin biri yasartilmis ayaklarin altinda, Yas Elin digeri ise, Yasarmis Ayagin üzerinde. Iki yas bir araya gelirse ne olur, iyice yasarir ve yikanmis olur. Sonucta, en kuvvetli Mesh Hadisleriniz bile Mesh den cok, Yikamaktir. Ve hala Mesh etmeyi savunuyorsunuz. Sonucta, Meshin anlami, mümkün oldugu kadar az Su kullanarak yikamaktan baska hic birsey degil. Hele cogu kisilerin yaptigi, gibi sadece Ayagin bir kisminin üzerinde gecerek birsey yaptiklarini sanmasi hicte uygun görünmüyor. Allah hepimize hidayet versin. Zaten, Mesh yerine yikamanin uygun olmadigini diyen yoktur. Ve Mesh etmek Farz yikamak sünnet deniliyor…Peygamber sas Yikamakla, demekki süphesiz her ikisini yerine getirmis oluyor…Bize yakisanda budur, en saglamini, en iyisi Allahin en önemli Ibadeti, Namaz icin kullanmaktir…Cok kisitli, Ayak yikama Imkanlari olan kisilere önerim…Ya Mes giyinin…Yada, muslukta Ayak yikamak mümkün degil ise…Ayaklariniz, üzerine su serpin, veya bir iki kere iyi islak elleriniz ile islatin…Sonrada, iyi islak elleriniz ile (Ovalayin, yas yerleri dagitin)…Olurki, Ayeti Kerimede…Yikayin, basi ve ayaklarida cok önemli oldugu icin Yikama arti ovalayinda ola bilir…Cünkü, yüze eller suyu götürür ama ovalamaz, Basa ve Ayaga Tozun falan konmasi, oralarda kalmasi daha ihtimalli oldugu icin bunlari arti olarakta Yikama yani sira birde ovalayinki, iyice temizlenmis olsun :-)…Selamun Aleyküm Allaha cc emanet olunuz…Yazilarnlari, Elestiriden daha cok, düsüncenizi genisleten Fikirler olarakta göre bilirsiniz…Sonucta, arastiripta, yanilmak baska…Körü körüne su Meshebe veya Imama takilipta, onlari ilahlastirmak baska…

  9. 9 On Haziran 26th, 2016, Emrullah Çuhacı said:

    Ayette açık açık ayakların meshedileceği yazıyor. Daha neyi zorluyorsunuz. Siz islâmı yaşamak için değil, mezhebinizi yaşatmak için uğraşıyorsunuz..

    “Yıkayınız yüzünüzü ve kollarınızı. Meshediniz, başınızı ve ayaklarınızı.”

    İlkokula giden çocuğa şu üstteki cümleyi okutturun.. Allah’tan çekinin biraz.. Allah’tan utanın.. Hâlâ şu hoca yıka dedi bu hoca yıkama dedi diyenler! Kuran senden akletmeni, düşünmeni istiyor….

Yorum Yaz